Atölye Psikoloji & Psikiyatri
Anksiyete, kaygı

ANKSİYETE BOZUKLUKLARI

Anksiyete, terleme, titreme, çarpıntı, mide bulantısı, ağız kuruluğu gibi fiziksel belirtilerin de eşlik edebildiği kaygı, sıkıntı, endişe olarak tanımlayabileceğimiz bir duygu halidir. Anksiyetenin sadece hastalıklarla ilişkilendirilmesi doğru olmaz. Belirli bir düzeye kadar aslında gündelik hayatımızın parçasıdır. Önemli bir haber beklediğimizde, daha önce bulunmadığımız bir ortama ilk kez gireceğimizde ya da performans göstermemiz gereken bir eylem öncesinde bu duygu ve belirtileri yaşarız. Hatta bunları yaşamak, bir miktar kaygı duymak, bizim belirli durumlar için hazırlanmak üzere motive olmamızı da sağlar. Fakat bu düzey artar ve anksiyete belirtileri nedeniyle gündelik hayatımızın gereklerini yerine getirememeye başlarsak, artık bir hastalıktan bahsetmek mümkün hale gelir.

Panik bozukluğu, agorafobi, yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi ve özgül fobiler, psikiyatrik hastalık sınıflandırmalarında anksiyete bozukluğu grubunda yer alan hastalıklardan bazılarıdır.

Panik bozukluğunda anksiyete belirtileri ataklar halinde gelir. Kişi bir anda yoğun bir kaygı, korku, aklını kaçıracağı ya da kalp krizi geçireceği gibi endişe verici düşüncelere boğulduğu bir atak yaşar. Kalp çarpıntısı, hava açlığı, nefes darlığı, terleme, mide bulantısı, baş dönmesi, titrememe gibi belirtiler kişinin fiziksel bir sorun yaşadığına dair korkularını daha da arttırır. Bir kısır döngü şeklinde tüm duygu, düşünce ve davranışlar tetikte olma durumuna yönelik hale gelir. Son derece rahatsızlık verici ve korkutucu bir deneyimdir. Öyle ki yeniden böyle bir atak yaşama korkusu hastalığın bir parçası haline gelmektedir.

Yaygın anksiyete bozukluğunda, panik bozukluğundakinden farklı olarak bir atak geçirme durumu yoktur. Kişi genel anlamda kaygılar yumağı halinde yaşar. Çalan bir kapı, telefon, dışarıdan gelen bir ambulans sesi, her an yakınlarının başına bir kötü bir şeyler geleceği ya da geldiği korkusunu tetikler. Kendini sakinleştirebilmek için sürekli kötü bir şey olup olmadığını kontrol etme ve olası tehlikelere karşı tetikte olmak gibi son derece tüketici bir döngü içinde yaşar.

Sosyal fobi ya da sosyal anksiyete bozukluğu yaşayan kişiler, çevreleri tarafından çekingen, utangaç, hassas kişiler olarak tanımlanan, kimi zaman bu durumıun kişiliklerinin bir parçasıymış gibi kabul gördüğü bireylerdir. Bu kabul yardım arayışına girmeyi ve tedaviye ulaşmayı da güçleştirir. Hepimiz tanımadığımız bir ortamda ilk kez bulunacağımız zaman ya da kalabalık bir grup önünde performans sergileyeceğimizde bir tedirginlik yaşayabiliriz ama bir süre sonra huzursuzluğumuz geçer ve rahatlarız. Sosyal fobisi olan bireylerde ise bu rahatlama olmaz. Bahsettiğimiz belirtileri yaşamamak için o tür durumlarla karşı karşıya gelmemeye çalışırlar. Ama bazen bu kaçınmalar o kadar artar ki durum, insanların arasında yemek yiyememe, istedikleri gibi alışveriş yapamama, yeni insanlarla tanışıp sosyalleşememeye kadar varır. Bilinmesi gereken bu belirtilerin kontrol altına alındığında sosyal fobisi olan kişilerin gerçek potansiyellerini ortaya koyup çok daha verimli, mutlu ve başarılı bir hayat sürebilecekleridir.

Tüm anksiyete bozukluklarında ilaç tedavileri ve psikoterapiden fayda görülmektedir. Genel olarak antidepresanlar ve anksiyolitik ilaçlar tedavide kullanılmaktadır.


Dİğer Makaleler
ANKSİYETE BOZUKLUKLARI
ANKSİYETE BOZUKLUKLARI
DEPRESYON
DEPRESYON
ŞİZOFRENİ
ŞİZOFRENİ
Bipolar Bozukluk
Bipolar Bozukluk

İletişim ve randevu için;

İletişim Bilgileri

Adres: Feneryolu Mah. Celal Turşucu Sk. Burç Aprt. A / Blok Daire: 12 Kadıköy / İstanbul

Telefon: +90 505 452 1699

E-mail: [email protected]